Bu çalışma, tornada açılan sade bir kestane gövdesiyle başlıyor. Dış yüzey, ışığı kıran elde fırçalanarak oluşturulmuş izlerle canlı bir dokuya kavuşurken, içine açılan yuvarlak hacim puroya ayrılan boşluğu tanımlıyor. Daha sonra Esra’nın pirinç figürleri devreye giriyor: biri kenara oturup etrafı sakin sakin seyrederken, diğeri koyu venge puro yatağının altından yukarı doğru tırmanıyor.
Gövde, figürler ve venge kanal yan yana geldiğinde, puro küllüğü işlevinin ötesine geçip küçük bir sahneye dönüşüyor; biri mola hâlini, diğeri çabayı temsil ediyor. Masanın üzerinde durduğu yerde, günlük bir nesnenin üzerine eklenen iki küçük beden, bakana hem malzemenin sıcaklığını hem de ortak çalışmanın keyfini hatırlatıyor.









