Eski zamanlarda mahallelerimiz vardı; herkesin birbirini tanıdığı, pencerenin ve sokağın hiç boş kalmadığı. Gün boyu camda oturan emekli amcaları, astığı mis kokulu çamaşırlarla gururlanan yorgun teyzeleri, bağrış çağrış sokakta oyun oynayan çocukların yaşadığı…
“Bizim Mahalle” sahnesi, bu hatıraları küçük bir platformun üzerine yeniden yerleştiren bir canlandırma.
Ahşap bir zemin, dar sokak hissini veren basit cephelerle yükseliyor. Pencerede dirseklerini dayamış bir figür, çamaşır ipinde dalgalanan gömlekler, aşağıda top peşinde koşan çocuk ve uzaktan onları izleyen bir kadın…
Her biri pirinçten, tek tek elde şekillendirilmiştir.
Sokağın arnavut kaldırımı elle oyulmuştur.
Masanın üzerinde duran bu küçük mahalle, yalnızca dekoratif bir obje değil; yanından geçerken bizi çocukluğumuzun o sokağına geri çağıran bir hafıza parçasıdır.
Özlediğiniz her şeyi, mutlulukla hatırlamanızı diliyorum.











